Araç kamerası kullanımı, son yıllarda hem bireysel araç sahipleri hem de şirketler tarafından giderek daha fazla tercih edilmektedir. Trafik kazalarının kayıt altına alınması, haksız yere oluşabilecek kusur iddialarının önlenmesi, sürücü güvenliğinin artırılması ve filo araçlarının kontrol edilmesi gibi birçok avantaj sağlayan araç kameraları, beraberinde KVKK açısından bazı önemli soruları da gündeme getirmektedir.
Özellikle ticari araçlarda, servis araçlarında, şirket filolarında ve personel taşımacılığında kullanılan araç kameraları; sürücüleri, yolcuları, diğer araçları ve zaman zaman plakaları görüntüleyebildiği için kişisel verilerin korunması açısından dikkatli kullanılmalıdır.
Peki araç kamerası KVKK'ya aykırı mıdır? Araç kamerası kullanmak yasal mıdır? Araç kamerası görüntüleri ne kadar süre saklanabilir? Çalışanın araç kamerasıyla izlenmesi mümkün müdür?
Bu yazımızda araç kamerası ve KVKK ilişkisini genel hatlarıyla ele alıyoruz.
Araç kamerasının kaydettiği görüntüler bazı durumlarda kişisel veri niteliği taşıyabilir. Çünkü görüntüler üzerinden bir kişinin kimliği doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebiliyorsa bu görüntüler kişisel veri kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin bir araç kamerası;
kaydedebiliyorsa, elde edilen kayıtların kişisel veri mevzuatı açısından değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle araç kamerası kullanmak doğrudan yasaktır şeklinde bir yaklaşım doğru değildir. Asıl önemli olan kameranın hangi amaçla kullanıldığı, hangi verilerin toplandığı, kayıtların kim tarafından izlendiği, ne kadar süre saklandığı ve ilgili kişilere gerekli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığıdır.
Genel olarak araç kamerası kullanılması tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak özellikle şirket araçlarında ve çalışanların kullandığı ticari araçlarda kamera sisteminin kullanımı belirli kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmelidir.
Bir şirket araç güvenliği amacıyla kamera sistemi kuruyorsa, sistemin amacı açık ve meşru olmalıdır.
Örneğin;
“Tüm çalışanları sürekli olarak izlemek”
yerine;
“Trafik kazalarının tespiti, araç ve sürücü güvenliğinin sağlanması ve güvenlik olaylarının incelenmesi”
gibi belirli ve meşru amaçlar ortaya konulmalıdır.
Burada temel prensip, yalnızca gerçekten ihtiyaç duyulan verilerin işlenmesidir.
Araç kamerası kurulumu yapılırken yalnızca kamera çözünürlüğüne, hafıza kapasitesine veya 4G bağlantısına bakmak yeterli değildir. Özellikle şirketlerde KVKK uyumluluğu da sistem tasarımının bir parçası olmalıdır.
İlk olarak kamera sisteminin neden kullanıldığı belirlenmelidir.
Örneğin:
gibi amaçlar belirlenebilir.
Kamera sistemi kurulmadan önce amaç net olarak ortaya konulmalı ve kamera bu amacın gerektirdiği ölçüde kullanılmalıdır.
KVKK açısından önemli konulardan biri ölçülülük ilkesidir.
Örneğin yalnızca trafik kazalarının tespit edilmesi amacıyla kullanılan bir sistemde, ihtiyaç olmadığı halde sürekli ve sınırsız görüntü kaydı yapılması sorun oluşturabilir.
Bu nedenle araç kamerasının;
önceden değerlendirilmelidir.
Özellikle araç içerisini görüntüleyen kameralarda görüş açısının gereğinden fazla geniş tutulmaması önemlidir.
Araç kameralarında görüntü kaydının yanında ses kaydı özelliği de bulunabilmektedir.
Ancak görüntü kaydı ile ses kaydı aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Ses kaydı, kişilerin konuşmalarını ve özel iletişimlerini içerebileceğinden daha hassas bir konu haline gelebilir.
Bu nedenle araç kamerasında ses kaydı özelliğinin gerçekten gerekli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Sadece görüntü kaydı yeterli olabilecek bir sistemde ses kaydının aktif edilmesi, gereksiz veri işlenmesine yol açabilir.
Bu nedenle işletmeler araç kamerası satın alırken yalnızca “ses kayıtlı mı?” sorusunu değil, “Ses kaydına gerçekten ihtiyacımız var mı?” sorusunu da sormalıdır.
Şirket araçlarında kamera kullanılıyorsa araçları kullanan çalışanların kamera sistemi hakkında bilgilendirilmesi önemlidir.
Çalışana;
hakkında gerekli bilgilendirme yapılmalıdır.
Bu bilgilendirme, kamera sisteminin gizli bir takip mekanizması gibi kullanılmasının önüne geçilmesine de yardımcı olur.
Araç kamerasından elde edilen görüntüler şirket içerisindeki herkesin erişimine açık olmamalıdır.
Örneğin bir filoda 100 araç bulunuyorsa, bütün çalışanların bütün araçların kamera görüntülerini izlemesine gerek olmayabilir.
Kayıtlara erişim;
gibi görevleri gereği erişmesi gereken kişilerle sınırlandırılabilir.
Ayrıca 4G araç kameralarında görüntülerin internet üzerinden canlı izlenebilmesi nedeniyle kullanıcı yetkilendirmesi ve hesap güvenliği de önem taşır.
Araç kamerası kayıtlarının sınırsız süreyle saklanması doğru bir yaklaşım değildir.
Saklama süresi belirlenirken kameranın kullanım amacı ve kayıtların hangi süre boyunca gerekli olduğu değerlendirilmelidir.
Örneğin normal trafik kayıtlarının uzun süre saklanmasına ihtiyaç olmayabilir. Ancak bir trafik kazası meydana geldiğinde kazaya ilişkin görüntünün olayın incelenmesi veya hukuki süreç nedeniyle daha uzun süre muhafaza edilmesi gerekebilir.
Bu nedenle işletmeler bir kamera kayıt saklama politikası oluşturmalıdır.
Normal kayıtlar belirlenen süre sonunda otomatik olarak silinebilir veya üzerine yeni kayıtların yazılması sağlanabilir.
Bu noktada döngüsel kayıt (loop recording) özelliği bulunan araç kameraları önemli avantaj sağlayabilir.
Geleneksel araç kamerası görüntüyü hafıza kartına kaydederken, 4G araç kameraları görüntüleri internet bağlantısı üzerinden uzaktaki bir sunucuya aktarabilir.
Bu durum veri güvenliği açısından ek değerlendirmeler gerektirir.
Örneğin;
Kamera → 4G bağlantısı → Sunucu → Web panel / mobil uygulama
şeklindeki bir sistemde görüntünün yalnızca araç içerisinde değil, farklı sistemlerde de işlenmesi söz konusu olabilir.
Bu nedenle işletmenin;
değerlendirmesi gerekir.
Özellikle bulut tabanlı araç kamera sistemlerinde hizmet sağlayıcı ile yapılan sözleşmelerin ve veri işleme süreçlerinin incelenmesi önemlidir.
Araç kamerası tarafından kaydedilen plakalar da bazı durumlarda kişisel veri niteliğinde değerlendirilebilir.
Örneğin bir aracın plakası, başka bilgilerle birleştirildiğinde belirli bir kişiyle ilişkilendirilebiliyorsa veri koruma açısından dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle araç kameralarının çevredeki tüm araçları sürekli olarak ve gereksiz şekilde kayıt altına alması yerine, sistemin kullanım amacıyla orantılı bir yapı kurulması önemlidir.
Özellikle yüksek çözünürlüklü kameralarla yapılan uzun süreli kayıtlar, farkında olunmadan çok daha fazla kişisel verinin işlenmesine neden olabilir.
Şirketler araç kamera sistemi kurmadan önce aşağıdaki konuları kontrol edebilir:
1. Kamera kullanım amacı belirlenmeli.
2. Gereksiz görüntü ve ses kaydı yapılmamalı.
3. Çalışanlar gerekli şekilde bilgilendirilmeli.
4. Kamera görüş açısı amaca uygun olmalı.
5. Kayıt saklama süresi belirlenmeli.
6. Kamera kayıtlarına erişim sınırlandırılmalı.
7. Yetkisiz kişilerin görüntülere ulaşması engellenmeli.
8. 4G ve bulut sistemlerinde veri güvenliği değerlendirilmelidir.
9. Kamera sisteminin sağlayıcısı ve veri işleme süreçleri incelenmelidir.
10. Gerektiğinde hukuki ve KVKK uzmanından görüş alınmalıdır.
Bu maddeler, özellikle filo yönetimi yapan işletmeler için oldukça önemlidir.
Araç kamerasının temel amacı ile çalışan takibi birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin şirket, trafik güvenliği amacıyla ön kamera kullanıyorsa bunun amacı sürücünün her hareketini sürekli olarak denetlemek değil, trafik olaylarının ve güvenlik risklerinin kayıt altına alınması olabilir.
Bunun yanında kamera sistemi GPS, hız bilgisi, sürücü davranış analizi ve canlı görüntüleme gibi özelliklerle birlikte kullanılıyorsa işlenen veri miktarı artabilir.
Bu nedenle şirketler “teknik olarak yapabiliyoruz” yaklaşımıyla değil, “bu veriye gerçekten ihtiyacımız var mı?” yaklaşımıyla hareket etmelidir.
Bir araç kamerası seçerken teknik özelliklerin yanında veri güvenliği de değerlendirilmelidir.
Özellikle kurumsal kullanım için;
gibi özelliklerin tamamı birlikte değerlendirilmelidir.
En pahalı veya en yüksek çözünürlüklü kamera her zaman en doğru kamera değildir. İhtiyaca uygun ve kontrollü veri işleyen araç kamera sistemi daha doğru bir seçim olabilir.
Aracınız veya filonuz için en uygun kamera sistemini belirleyelim.